Çarşamba, Ekim 07, 2026

Farid Mammadov


Alo, iyi akşamlar Farid Bey. MESAM’dan arıyoruz, nasılsınız?

İyi akşamlar, çok teşekkür ederim, iyiyim.

Sizler nasılsınız? Bizler de iyiyiz, çok teşekkür ederiz. Sizin müzik yolculuğunuzda çok değerli çalışmalara imza attığınızı biliyoruz. İstanbul'daki o yoğun temponuzdan bugüne uzanan süreci sizin ağzınızdan dinlemek, biraz müzik üzerine sohbet etmek istedik.

Tabii, memnuniyetle... Benim yolculuğumda İstanbul'un yeri çok ayrıdır. On sene İstanbul'da yaşadım. O dönem Türkiye'nin en büyük orkestralarıyla çalıştım, gerçekten çok değerli isimlerle aynı sahneyi paylaştık. Ajda Pekkan, Ferhat Göçer, Ziynet Sali, Burcu Güneş, Nükhet Duru ve Zara gibi kıymetli sanatçılarla sahne aldım. Örneğin, Kubat ile Sarı Gelin’i söyledik, Ayşegül Aldinç ile de Leyla isimli şarkıda çok keyifli bir düet yapma fırsatım oldu.

Gerçekten müzik dünyasının birbirinden kıymetli isimleriyle ne güzel anılar biriktirmişsiniz... Peki şu sıralar günleriniz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?

Üç sene önce tekrar Azerbaycan'a taşındım. Açıkçası şu anki tempom da oldukça yoğun ve keyifli. Ülkemizin çok değerli sanatçılarından Alim Qasimov ve kızı Fargana Qasimova ile birlikte sahne alıyoruz. Hatta geçtiğimiz Aralık ayında Türkiye'ye geldik; Ankara’da CSO sahnesinde ve Bursa’da Tayyare Kültür Merkezi’nde çok güzel iki gün geçirdik, dinleyicilerle buluştuk.

O sahnelerin enerjisini tahmin edebiliyoruz. Repertuvarınızda da hem kendi kültürünüzü hem de farklı tarzları harmanlıyorsunuz sanırım?

Kesinlikle öyle. Etnik tınılarla Azerbaycan Türkçesini harmanladığımız şarkıların yanı sıra, ben Türk Sanat Müziği ve popüler kültürden de eserler seslendiriyorum. Sayın Qasimov ile de bazı şarkıları birleştirerek yepyeni bir tatla söylüyoruz. Bunların dışında, kendi şarkılarımın sözünü ve müziğini yazıyor, aranjmanlarını da genellikle kendim yapıyorum. Üretim sürecinin her aşamasında olmak çok değerli.

Sadece kendiniz için mi üretiyorsunuz, yoksa başka projeleriniz de var mı?

Azerbaycan ve Rusya’daki bazı sanatçılara da bestelerimi veriyorum. Ayrıca Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın projeleri kapsamında bir gençlik marşı ve bir de zafer marşı yazıp besteledim. Bu eserler sayesinde birçok ödüle de layık görüldüm, benim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Ne kadar güzel, tebrik ederiz sizi. Üretkenliğinizin hiç durmadığı çok açık.

Peki önümüzdeki günlerde, gelecek için ne gibi planlarınız var?

Çok teşekkür ederim. Bundan sonrası için de yepyeni projeler üretmeye devam etmeyi planlıyorum. Fakat müzik yaparken önemli bir prensibim var: Günübirlik trendlerin peşine düşmeden, sadece sanatımı doğru icra etmeye çalışıyorum. En büyük amacım, benden sonra gelecek olan yeni nesil müzisyenlere, sanatçılara ve dinleyicilere nitelikli, sağlıklı ve kalıcı bir müzik mirası aktarabilmek.