Yapay zekâ teknolojilerinin müzik üretiminde hızla yaygınlaşması, telif hakları konusunda dünya genelinde yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Son bir haftada Birleşik Krallık, ABD ve Avrupa Birliği merkezli gelişmeler, müzik sektöründe yapay zekâya yönelik hukuki ve sektörel yaklaşımın sertleştiğini ortaya koydu.
Birleşik Krallık’ta Telif Haklarına Güçlü Destek
Birleşik Krallık’ta hükümet tarafından yürütülen yapay zekâ ve telif hakları istişaresi, yaratıcı sektörler adına dikkat çekici sonuçlar verdi. Ankete katılan 10 bini aşkın kişinin yüzde 95’i, yapay zekâ sistemlerinin telifli eserleri izinsiz kullanmasının engellenmesi gerektiğini belirterek mevcut telif yasalarının korunmasını ya da yapay zekâ kullanımında zorunlu lisanslama sisteminin getirilmesini talep etti.
Katılımcıların yalnızca yüzde 3’ü, teknoloji şirketlerinin savunduğu ve hak sahiplerinin aktif olarak vazgeçmesini öngören “opt-out” modeline destek verdi. Elton John ve Dua Lipa gibi sanatçıların öncülük ettiği kampanyaların ardından İngiliz hükümeti, kamuoyundan gelen yoğun tepki nedeniyle bu modeli gündeminden çıkardı.
Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanı Liz Kendall, konuya ilişkin yaptığı açıklamada telif hakları ile teknolojik inovasyon arasında dengeli bir çözüm arayışında olduklarını belirterek, yeni politika önerilerinin Mart 2026’ya kadar hazırlanacağını duyurdu.
ABD ve Avrupa Arasında Yaklaşım Farkı
ABD cephesinde ise daha teknoloji odaklı bir yaklaşım öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekânın telifli içeriklere erişiminin aşırı düzenlemelerle zorlaştırılmaması gerektiğini savunarak, diğer ülkelere “AI şirketlerinin faaliyetlerini imkânsız hale getirecek düzenlemelerden kaçınma” çağrısında bulundu.
Bu tutum, Avrupa Birliği’ndeki daha korumacı yaklaşımla çelişiyor. İtalya, Ekim 2025’te yürürlüğe giren düzenlemeyle yalnızca insan yaratıcı katkısı içeren ve yapay zekâ araçlarıyla desteklenmiş eserlerin telif korumasından yararlanabileceğini açıkça ortaya koydu. Tamamen yapay zekâ tarafından üretilen ve insan yaratıcılığı içermeyen eserler ise telif kapsamında değerlendirilmiyor. AB genelinde de telif hukukunun, eserin “yazarın kendi entelektüel yaratımı” olması ilkesine dayandığı vurgulanıyor.
AI Üretimi Müziklerde Telif ve Davalar
Birçok ülkede telif otoriteleri, insan yaratıcı katkısı bulunmayan yapay zekâ üretimi eserlerin telif hakkı elde edemeyeceği yönünde ortak bir tutum benimsiyor. ABD’de daha önce görülen bir davada, metni insan tarafından yazılan ancak görselleri tamamen yapay zekâ tarafından üretilen bir çizgi romanın, yalnızca insan katkısı bulunan bölümlerinin korunabileceğine hükmedilmişti. Bu yaklaşım, müzik eserleri için de emsal olarak değerlendiriliyor.
Bu alandaki hukuki ihtilaflar artarak devam ediyor. ABD’de bir grup bağımsız müzisyen, Çin merkezli Kunlun Tech ve Singapur merkezli Skywork AI’nin sahibi olduğu Mureka adlı yapay zekâ müzik platformuna karşı federal dava açtı. Davada, platformun telifli eserleri izinsiz şekilde veri setlerinde kullanarak yapay zekâ modellerini eğittiği ve bu yolla telif ihlali yaptığı iddia ediliyor. Bu dava, ABD’de yabancı merkezli bir yapay zekâ müzik platformuna karşı açılan ilk dava olması bakımından önem taşıyor.
Müzik Devlerinden Uzlaşma Hamleleri
Öte yandan müzik endüstrisinin büyük aktörleri, yapay zekâ ile çatışma yerine kontrollü iş birliklerine yöneliyor. Warner Music Group ve Universal Music Group, yapay zekâ müzik platformları Suno ve Udio ile süren davalarını belirli koşullar altında sonlandırarak lisanslı iş birliklerine gitme kararı aldı.
Warner Music, Suno ile yaptığı anlaşma kapsamında 2026 itibarıyla telifli müziklere duyarlı, lisanslı yapay zekâ modellerinin devreye alınacağını duyurdu. Universal Music ise Udio ile yeni nesil, sanatçı onaylı yapay zekâ müzik üretim platformları geliştirmek üzere ortaklık kurdu. Bu platformlarda, sanatçıların müziklerinin yapay zekâ uygulamalarında kullanılmasına izin verilmesi ve karşılığında gelir paylaşımı yapılması öngörülüyor.
Sony Music ise Udio’ya karşı açtığı davada henüz uzlaşmaya gitmeyerek hukuki süreci sürdürme kararı aldı. Bu durum, müzik şirketleri arasında yapay zekâya yönelik stratejik farklılıkları ortaya koyuyor.
Sanatçılar ve Dijital Platformlar Cephesi
Sanatçılar arasında yapay zekâya karşı tepkiler ile kontrollü deneme arayışları bir arada ilerliyor. Paul McCartney, neredeyse tamamen sessizlikten oluşan bir kayıt yayımlayarak yapay zekâ şirketlerinin telif ihlallerine karşı sembolik bir protesto gerçekleştirdi. Buna karşılık bazı sanatçılar ve gruplar, yapay zekâyı yaratıcı süreçlerine sınırlı şekilde dahil etmeye açık olduklarını ifade ediyor.
Dijital platformlar da artan risklere karşı önlemlerini sıkılaştırıyor. Spotify, platformdan büyük çaplı veri kazıma yapıldığı iddialarının ardından güvenlik önlemlerini artırdığını ve telif haklarını ihlal eden hesaplara karşı işlem başlattığını duyurdu. Uzmanlar, bu tür veri sızıntılarının yapay zekâ modelleri için yasa dışı eğitim verisi kaynağına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Genel Değerlendirme
Son bir haftada yaşanan gelişmeler, yapay zekâ ve müzik telif hakları konusunda küresel ölçekte kritik bir döneme girildiğini gösteriyor. Birleşik Krallık ve Avrupa’da hak sahiplerini koruyan düzenlemeler güçlenirken, ABD’de daha esnek bir yaklaşım öne çıkıyor. Müzik endüstrisi ise yapay zekâyı tamamen dışlamak yerine, lisanslama ve gelir paylaşımı temelli yeni modellerle kontrol altına almaya çalışıyor.
Bu başlıkta önümüzdeki dönemde yeni yasal düzenlemeler, emsal kararlar ve sektör iş birliklerinin gündemi belirlemeye devam etmesi bekleniyor.