Salı, Eylül 29, 2026

“Bir Çocuk Gibi Düşünüp Hissetmeye Çalışıyorum”


Öğretmenlik mesleğinde edindiği 18 yıllık deneyimi müzikle buluşturan Gamze, çocukların dünyasından ilham alarak kaleme aldığı özgün şarkıları “Gamze’nin Melodi Kütüphanesi” çatısı altında geleceğe taşıyor. Doğa sevgisinden umuda, cesaretten empatiye uzanan temaları müzik, ritim ve beden perküsyonuyla çocuklarla buluşturan eğitimci ve söz yazarı; nitelikli çocuk müziğinin eğitimdeki önemini, “Ağacım” ile başlayan müzikal yolculuğunu ve yeni projelerini MESAM Vizyon’a anlattı.

Çocukların dünyasını anlamak, onların diliyle konuşabilmek ve öğrenme süreçlerini sanatla zenginleştirmek, uzun yıllara dayanan bir eğitim tecrübesinin yanı sıra güçlü bir gözlem yeteneği de gerektiriyor. İlkokul öğretmenliği kariyerinin 18. yılını tamamlayan Gamze, sınıfta edindiği deneyimleri çocuk müziğine taşıyarak özgün bir üretim alanı oluşturuyor.

“Gamze’nin Melodi Kütüphanesi” adıyla çıktığı yolculukta çocukların yaşlarına, duygularına ve ihtiyaçlarına uygun eserler üretmeye odaklanan Gamze; müziği yalnızca dinlenen bir sanat dalı değil, aynı zamanda öğrenmeyi, farkındalığı, empatiyi ve birlikte hareket etme kültürünü destekleyen güçlü bir eğitim aracı olarak görüyor.

Beden perküsyonundan oyun çemberlerine, doğa farkındalığından akran zorbalığıyla mücadeleye kadar birçok başlığı müzikle buluşturan Gamze ile öğretmenlik ve bestecilik arasındaki bağı, çocuk şarkılarının taşıması gereken değerleri ve Melodi Kütüphanesi’nin gelecek hedeflerini konuştuk.

18 yıllık öğretmenlik tecrübenizin çocuklar için şarkı yazma ve besteleme sürecinize nasıl bir katkısı oldu?

Bir ilkokul öğretmeni olarak meslekte 18. Yılımı tamamladım . Bu süreçte kazandığım mesleki tecrübe;çocukların ihtiyaçlarını , beklentilerini hem gözlemlememe hem de analiz etmeme fırsat sundu. Mesleğimizin bir getirisi olarak kimi zaman yetişkinlerden daha çok çocuklar ile iletişim kuruyoruz ve bu onların dünyasını yakından tanımamıza imkan sağlıyor . Müziğin ritmini de bu tecrübelerim ile harmanladığım zaman sözcükler ve ezgiler doğru noktada buluşmuş oluyor. Çocuk şarkılarının çocuk ruhuna hitap etmesi gerektiğine inanan biri olarak , rehberim her zaman çocukların dünyası oldu, bundan sonra da böyle olacak.

Müzikle ilişkiniz nasıl başladı? “Gamze’nin Melodi Kütüphanesi” fikrinin ortaya çıkış hikâyesini anlatır mısınız?

Çocuk yaşlarımdan bu yana müziğe büyük ilgim vardı. Her dönem, hayatımın bir köşesinde müzik hep oldu. Halk müziğine de ayrı ilgim ve sevgim var. Yıllarca çeşitli musiki cemiyetlerinde ve derneklerinde yer aldım. Bu sayede pek çok esere, koro ve solo performanslarım ile eşlik etme fırsatı buldum. Aynı dönem içerisinde çocuk şarkıları yazıyor ve besteliyordum. Ancak bu eserleri henüz kimse ile paylaşmıyordum. Ta ki sevgili dostum, müzisyen arkadaşım Tanju Çelik ile karşılaşana dek . Kendisi bu süreçte hem sanatçı kimliği hem de dostluğu ile bana destek vererek "Gamze'nin Melodi Kütüphanesi" yolculuğunda yoldaşlık etmiştir. Livane Music etiketiyle çıkan şarkılarımın aranjörü de kendisidir.

Çocuk şarkılarımın her birinin ayrı bir hikaye çerçevesinde şekillenmesine özen gösteriyorum. Umut, sevgi, cesaret, farkındalık ... gibi başlıkları öncelik olarak belirliyorum. Burada ifade etmek istediğim en belirgin mesaj, çocuklara yönelik nitelikli eserlerin artarak çoğalması hedef olarak belirlenmelidir. Öğretmenler çocuk ruhunu en yakından tanıyanlardır. Çocuklara yönelik eserler ortaya koymak da en çok biz öğretmenlere yakışır. Tecrübelerimizin rehberliğinde yeni ufuklara yelken açmak için biraz cesaret yeterlidir.

“Ağacım” şarkısı aynı zamanda Melodi Kütüphanesi’nin de başlangıç noktası. Bu eserin hikâyesi nasıl şekillendi?

Ağacım aynı zamanda Melodi Kütüphanesi'nin doğum hikayesidir. Tıpkı bir tohumun yeşermesi, can bulması gibi ... Doğa içinde birçok mucize barındırır. Çocukların doğayı yakından tanıması ve bu mucizeleri keşfetmesi için öncelikle farkındalık geliştirmeleri gerekir. "Ağacım" ile bu farkındalığı geliştirmeyi hedef aldık. Müziğin ritmi ve tekrarları bir bilginin veya duygunun kalıcılığını arttırır. Bu sebeple müziğin, bir bilinç oluşturmada çok etkili bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

Çocuklar tarafından çok sevilen ve dillere dolanan bir şarkı oldu "Ağacım"… Bundan dolayı çok mutluyum. Daha nice güzel eserimi çocukların sevimli seslerinden dinlemeyi heyecanla bekliyorum.

Beden perküsyonunu eğitim çalışmalarınızda nasıl kullanıyorsunuz? Çocukların gelişimine nasıl katkı sağladığını gözlemliyorsunuz?

Beden perküsyonu hayatıma yaklaşık 8 yıl önce, İbrahim Topçu öğretmenimiz ile girdi. Kendisi hem ulusal hem de uluslararası çapta birçok ritim ve beden perküsyon etkinliğine imza atmış biridir. Türkiye'nin dört bir yanında atölyeler düzenleyerek çalışmalarını öğretmenler ile paylaşmayı hedef olarak belirlemiştir. Kendisini her zaman hayranlık ve takdir ile takip ederim.

Derslerimin eğitim-öğretim planlamasına perküsyon çalışmalarını eklemem ile birlikte süreci zenginleştirmiş ve kalıcılığı arttırmış olduğumu gördüm. Matematik , Türkçe, Beden Eğitimi ve Oyun gibi birçok dersimizin sürecine perküsyon çalışmalarımızı dahil ediyorum. Öğrencilerim eğlenerek öğreniyorlar. Aynı zamanda ritmi bedenleri ile takip ederek beden farkındalığı ile duyusal farkındalık da kazanmış oluyorlar.

Yeni eğitim öğretim programı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte de müzik ders kitaplarına beden perküsyonu çalışmaları eklendi. Bu da bize gösteriyor ki bu ve benzeri çalışmaların artarak çoğalması ve eğitim öğretim sürecine daha fazla dahil edilmesi gerekmektedir.

"Gamze'nin Melodi Kütüphanesi" adıyla çıktığımız yolculukta çocuk şarkılarımızın beden perküsyon versiyonlarını ekleyerek süreci yürütmek istiyoruz.

Müziğin ve ritmin sınıf içindeki öğrenme sürecine nasıl bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Müziğin dikkat çekici bir yanı vardır, ritmi duyan çocuklar ritme karşı tepkisiz kalamaz. Bu durum, eğitim öğretim sürecindeki dikkat çekme ve güdüleme etkinliklerine fayda sağlayacaktır. Sınıf içi veya sınıf dışı çalışmalarımızda öğrencilerimizin dikkatlerinin dağıldığını fark ettiğimizde, rastgele bir anda, küçük bir ritim çalışması başlatmak öğrencilerimizi şaşırtacaktır. Bu da dikkat toplamak adına harika bir yöntem.

Ayrıca biz tüm çocuk şarkılarımızı bir tema çerçevesinde tasarlamaya özen gösteriyoruz. Bu, öğretmenlerimizin işleyecekleri konu çerçevesinde, şarkılarımızı eğitim öğretim süreçlerine kolaylıkla dahil etmelerine fırsatı sunmaktadır.

Bir çocuk şarkısı yazarken nasıl bir ruh hâline giriyorsunuz? İlhamınızı nereden alıyorsunuz?

Şarkılarımı yazarken apayrı bir odaklanma süreci yaşıyorum. Bir çocuk gibi düşünüp hissetmeye çalışıyorum. Çünkü insanların büyüdükçe çocukluğunu unutmaya başladıklarını düşünüyorum. Gözlerimi kapatıp, Çocuk Gamze'nin hayal dünyasına yolculuk yapıyorum. Onun gibi hissediyor, onun gözleri ile bakıyorum. Bu odaklanma, yazma sürecimi çok olumlu yönde etkiliyor. Ayrıca öğretmenlik mesleğinde edindiğim tecrübeler doğru konuları işlememe, doğru cümleleri bir araya getirmeme yardımcı oluyor.

Günümüzde çocukların karşılaştığı önemli sorunlardan biri de akran zorbalığı. Müzik, ritim ve birlikte üretmenin bu sorunla mücadelede nasıl bir rolü olabilir?

İçinde yaşadığımız dönemde okullarda sıklıkla karşılaştığımız problemlerin, ne yazık ki, başında akran zorbalığı geliyor. Bakanlığımız da bu problem ile baş etmek adına ciddi adımlar atmış durumda. Akran zorbalığının en temel sebeplerinden bir tanesi de empati yoksunluğu diye düşünüyorum.

Oyun çemberlerinde yan yana olmak, müziğin ritmi ile birlikte hareket etmek, çocuklarımızın yaşlarına ve ihtiyaçlarına uygun ezgilerle büyümeleri; İşte! Bu yoksunlukları ve problemleri ortadan kaldırabilecek güçte bir anahtardır. Doğru müziği, beden perküsyonunu ve oyun çemberlerimizi çocuklarımızın hayatına daha fazla dahil etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

“Gamze’nin Melodi Kütüphanesi”nde bundan sonraki dönemde çocukları hangi yeni çalışmalar bekliyor?

On Güzel şarkımız, söz ve müziği tamamlanmış şekilde, çocuklar ile buluşmayı bekliyor. Şu an hazır olan; dinleyenlere umudu, sevgiyi hissettirecek "Gel Gidelim" şarkımız yayınlanmak için gün sayıyor. Hatta bu röportajımız yayınlandığı sıralarda dinleyicileri ile buluşmuş olabilir.

Her şarkı ayrı bir heyecan...

Yapay zekanın gün ve gün ele geçirdiği rutinlerimizi, şarkılarımızı, hafızamızı geri almak adına; şarkılarımız tamamen özgün söz ve müzik çalışmalarıdır. İçimize döndüğümüzde, oradaki ilhamın atacağımız adımlarda rehber olacağına inanıyorum. Bunu da, şimdinin çocukları yarının büyüklerine örnek olması adına her platformda ifade etmeye çalışıyorum.

"Gamze'nin Melodi Kütüphanesi" yolculuğuna başlayalı henüz 1 yıldan az süre oldu. Üretmeye, paylaşmaya, eğitmeye her geçen gün daha da istekliyim. Işıl ışıl parlayan çocuklarımıza canlı performans sergileyerek şarkılarımı söyleyecek olduğum günleri iple çekiyorum. Türkiye'nin her yerinde çocuklarımız ile bir araya gelerek ritim çalışmaları, beden perküsyonu atölyeleri ve konserler düzenlemek adına planlamalar yapıyoruz.

Son olarak ebeveynlere ve eğitimcilere çocukların müzikle ve sanatla ilişkisi konusunda nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Çocuklarımızın sağlıklı büyümesi adına ebeveynlere ve eğitimcilere büyük sorumluluk düştüğünü biliyoruz. Çocuklarımızın izledikleri ve dinledikleri her içerik onların hayal dünyalarını dolayısıyla geleceğe bakış açılarını etkiliyor. Şarkıların ezgilerini iyileştirici ve çocuklarımızın yaşlarına uygun seçmekte; oyunu, çemberde buluşmayı, eğitim öğretim süreçlerimize daha fazla dahil etmekte hassas davranmak gerektiğini düşünüyorum.

Öğretmenlerimizin çocukların yüksek yararı adına gösterdikleri büyük çabayı görüyorum ve ben de şarkılarım ile eğitim camiamıza katkı sağlamayı hedefliyorum. Umarım hep birlikte güzel yarınlar inşa edeceğiz ve bugünün mutlu çocukları yarının aydınlık yüzü olacaklar