Perşembe, Ocak 15, 2026

Metal, sentez ve anarşi! Doom’un efsane bestecisi yeniden sahalarda…


  • 11 Kasım, 2025

“Doom” ve “Wolfenstein” gibi serilerin unutulmaz bestecisi Mick Gordon, beş yıllık aranın ardından “Defect” adlı cyber-metal projesiyle yeniden sahneye çıkıyor.

Oyun müziği dünyasında “metal tanrısı” olarak bilinen Mick Gordon, beş yıllık sessizliğin ardından yeniden sahalara geri döndü. Doom ve Wolfenstein serilerinde yankılanan agresif tınıların esas adamı, bu kez kendi stüdyosu Emptyvessel’ın geliştirdiği “Defect” adlı yeni proje için kolları sıvadı.

METAL VE CYBERPUNK’IN KARIŞIMI

Mick Gordon, Defect’in müziğini “kaosun müzikal formu” olarak tanımlıyor. Metalin sert dokusunu cyberpunk evreninin soğuk elektronik sesleriyle birleştiren besteci, bu defa mikrotonal elementlerle sınırların dışına çıkmayı başarıyor.

Klasik distortion gitar tonlarını fütüristik sentezlerle harmanlayan besteci, cyberpunk’a nostaljik bir bakış getirmeyi amaçlıyor. Gordon, “Sentezleyiciler artık geleceğin değil, geçmişin sesi. Ben o geçmişi yeniden canlandırmak istiyorum” ifadelerini kullanıyor.

DOOM EKİBİ YENİDEN BULUŞTU

Defect’in yönetmen koltuğunda, Gordon’un Doom Eternal döneminden tanıdığı Emanuel Palalic oturuyor. İkili, daha önce oyunun unutulmaz “metal choir” kayıtlarında birlikte çalışmıştı. Palalic, “Mick’in müziği hissetme biçimi eşsiz. Ritmi duymadan bile tempoyu başlatabiliyor,” sözleriyle iş birliğini övüyor.

Bu yeni proje, iki yaratıcı ismin yıllar sonra yeniden buluşması olarak yorumlanıyor.

ÇIKIŞ TARİHİ BELİRSİZ AMA HEYECAN YÜKSEK

Defect için henüz net bir çıkış tarihi açıklanmadı, ancak oyun Steam’de istek listesine eklenebiliyor. Mick Gordon’un dönüşü, yalnızca bir müzisyenin geri gelişi değil; oyun müziğinde bir dönemin yeniden doğuşu olarak görülüyor. Metal, elektronik ve kaos... Hepsi Defect’te yeniden birleşmeye hazırlanıyor.

  • 08 Ocak, 2026
1930’un Kült Eserleri Kamu Malı Statüsüne Geçti

1930 yılında üretilen çok sayıda kitap, film, çizgi karakter ile müzik eseri telif korumasını geride bıraktı. 2026 itibarıyla ABD’de telif süresi dolan bu yapımlar, kamu malı statüsüyle serbest kullanım kapsamına alındı. Kültürel miras açısından önem taşıyan bu gelişme, yaratıcı projeler için yeni bir alan açtı.

devamı