Perşembe, Şubat 26, 2026

Sony'den Yapay Zeka Müziğine Telif Kalkanı


Şirket, AI tarafından üretilen müziklerin kaynağını tespit edebilen ve benzerlik oranlarını ölçebilen yeni bir teknoloji geliştirdi. Amaç: İzinsiz kullanılan eserleri belirlemek ve adil gelir paylaşımını sağlamak.

YAPAY ZEKÂ MÜZİĞİ ARTIK İZLENEBİLECEK

Japon teknoloji devi Sony, yapay zekâ tarafından üretilen müziklerin hangi eserlerden beslendiğini analiz edebilen yeni bir izleme teknolojisini kamuoyuna duyurdu. Sistem, AI çıktılarının orijinal müzik kütüphaneleriyle karşılaştırılmasına olanak tanıyarak, telif hakkıyla korunan içeriklerin izinsiz kullanılıp kullanılmadığını ortaya koymayı hedefliyor.

Son yıllarda birçok yapay zekâ modelinin milyonlarca eseri izin almadan eğitim verisi olarak kullandığı iddiaları, müzik endüstrisinde ciddi tartışmalara yol açmıştı. Sony’nin yeni hamlesi, bu tartışmalara teknoloji tabanlı bir yanıt niteliği taşıyor.

BENZERLİKLER ÖLÇÜLEBİLİR HALE GELİYOR

Geliştirilen sistem, yapay zekâ modelinden veri izleri çıkararak üretilen müziği mevcut kataloglarla karşılaştırıyor. Böylece bir AI parçasının hangi eserden ne ölçüde etkilendiği nicel verilerle analiz edilebiliyor.

Daha önce yapay zekâ üretimlerinin telif ihlali oluşturup oluşturmadığını kanıtlamak çoğu zaman öznel değerlendirmelere dayanıyordu. Sony’nin teknolojisi ise benzerlik düzeylerini ölçülebilir hale getirerek hukuki süreçlerde somut kanıt üretmeyi amaçlıyor.

DAVA YERİNE PROAKTİF MODEL

Sony Music Entertainment’ın 2024 yılında bir yapay zekâ şirketine karşı açtığı telif davası, sektörde geniş yankı uyandırmıştı. Ancak şirket, dava süreçlerinin uzun ve maliyetli olması nedeniyle daha proaktif bir yöntem geliştirmeyi tercih etti.

Yeni sistem sayesinde, bir ihlal gerçekleştikten sonra harekete geçmek yerine, yapay zekâ modellerinin “ödünç aldığı” içeriklerin boyutu önceden analiz edilebilecek. Bu yaklaşım, telif mücadelesini pasif savunma alanından aktif ve veri temelli bir modele taşıyor.

“ÜCRETSİZ EĞİTİM VERİSİ” DÖNEMİ SONA MI ERİYOR?

Sony’nin en dikkat çekici iddiası, orijinal eserlerin yapay zekâ çıktısına katkı oranını belirleyebilmesi. Bu sayede müzik endüstrisinde daha şeffaf bir lisanslama ve gelir paylaşım sistemi kurulabileceği öngörülüyor.

Hem güçlü teknolojik altyapıya hem de geniş bir müzik kataloğuna sahip olan şirket, küresel AI girişimlerine net bir mesaj veriyor: Eğitim verisi olarak kullanılan eserlerin bedeli ödenmeli.

KÜRESEL STANDART OLABİLİR

Uzmanlara göre, bu tür izlenebilirlik sistemlerinin yaygınlaşması durumunda yapay zekâ geliştiricileri eğitim süreçlerinde daha şeffaf davranmak zorunda kalacak. Aynı zamanda sanatçılar ve yayıncılar için daha adil bir ekonomik modelin önü açılabilecek.

Yapay zekâ insan yaratıcılığından öğrenmeye devam edecek. Ancak yeni dönemde bu öğrenmenin, mali sorumluluk ve telif haklarına saygı çerçevesinde gerçekleşmesi bekleniyor.