Pazartesi, Mart 02, 2026

Telif Hakları Derneği Başkanı Vayni: Daha fazla telif gelirinin Türkiye’ye gelmesini hedefliyoruz


Telif Hakları Derneği (THD) Başkanı Cafer Vayni, yeni dönemde fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi, telif haklarının daha etkin korunması ve eser sahiplerinin hem ekonomik hem de itibari olarak desteklenmesi yönünde kapsamlı çalışmalar yürüteceklerini belirtti.

Derneğin 4. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden başkan seçilen Vayni, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin müzikten sinemaya, edebiyattan yazılıma kadar geniş bir kültürel üretim kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, kültür endüstrilerinde küresel ölçekte rekabet edebilecek potansiyelin bulunduğunu söyledi.

2016 yılında kurulan Telif Hakları Derneğinin yeni dönem hedeflerine değinen Vayni, “Fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi, telif haklarının daha güçlü hale getirilmesi ve eser sahiplerinin korunması temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu dönemde özellikle telif sistemi değişikliği üzerinde yoğunlaşacağız. Uzun süredir üzerinde çalışılan kapsamlı bir raporumuz var. Bu raporu başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.

“Eser sahibinin hakları doğrudan korunmalı”

Yapay zekâ çağında telif haklarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Vayni, ABD, Avrupa ve Çin modellerinden farklı olarak Türkiye’ye özgü “dördüncü bir sistem” önerisi geliştirdiklerini ifade etti.

Türkiye’nin kültür endüstrileri alanında güçlü bir birikime sahip olduğunu belirten Vayni, “Türkiye’nin telif sektöründeki tecrübesi, yetişmiş insan kaynağı ve tarihsel birikimi bu yeni sistemi oluşturabilecek düzeyde. Bu alana ciddi bir ağırlık vereceğiz.” diye konuştu.

Vayni, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Avrupa Birliği normlarına uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, 2018 yılında rafa kaldırılan yasa tasarısının eser sahipleri açısından önemli kazanımlar içerdiğini, bu süreçte ciddi bir zaman kaybı yaşandığını dile getirdi.

“Amacımız, eser sahibinin haklarının doğrudan müdafaa altına alınmasıdır. Yasanın ruhu bunu hedefliyor ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşanıyor.” ifadelerini kullandı.

“Telif hakkı, kul hakkıdır”

Telif Hakları Derneğinin kapsayıcı bir yapıya sahip olduğunu aktaran Vayni, mimar, haritacı, fotoğraf sanatçısı, çevirmen, yazılımcı dahil olmak üzere 5846 sayılı yasa kapsamındaki tüm eser sahiplerinin derneğe üye olabildiğini belirtti.

Derneğin kuruluş felsefesinin “Telif hakkı, kul hakkıdır” anlayışına dayandığını kaydeden Vayni, kültür endüstrilerinin küresel ölçekte ekonomik ve kültürel bir hegemonya aracı haline geldiğini söyledi.

“Bugün bir yazar ya da yönetmen, ürettiği eserle ülkesine yüz milyonlarca dolarlık gelir sağlayabiliyor. Türkiye’nin bu rekabette daha güçlü bir konumda olması gerekiyor. Kültür, sanat ve yazılım alanlarında binlerce yıllık bir geleneğimiz var. Bu potansiyelin korunması ve doğru bir sistemle desteklenmesi şart.” değerlendirmesinde bulundu.

“Danışmanlık ve rehberlik bizim gücümüz”

Eser sahiplerinin büyük bölümünün hukuki hakları konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını dile getiren Vayni, Telif Hakları Derneğinin bu noktada ücretsiz danışmanlık hizmeti sunduğunu belirtti.

“Biz herhangi bir bedel almıyoruz. Eser sahipleri sözleşme imzalamadan önce mutlaka bize danışmalı. Yanlış bir imza, kişinin emeğini tamamen devretmesi anlamına gelebilir.” diyen Vayni, kendisinin de uzun yıllardır telif davalarında bilirkişi olarak görev yaptığını hatırlattı.

“Yaşayan Edebiyat projesiyle milyonlara ulaşıyoruz”

Derneğin kültürel projelerine de değinen Vayni, “Yaşayan Edebiyat” projesi kapsamında çok sayıda edebiyatçıyla söyleşiler gerçekleştirdiklerini, bu çalışmaların Milli Eğitim Bakanlığı ders kitaplarında yer almasının önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

Ayrıca yapay zekâ ve telif hakları konulu sempozyumların devam edeceğini belirten Vayni, gelecek yıl altıncısının Doğuş Üniversitesi iş birliğiyle düzenleneceğini ifade etti.

“Daha fazla telif gelirinin, daha fazla fikri değerin Türkiye’ye kazandırılmasını istiyoruz. Türk insanı yetenekli, genç ve dinamik. Kültür endüstrisi çağında dünyayla rekabet edebilecek güce sahibiz.” diyerek sözlerini tamamladı.