Dünyaca ünlü sanatçılar, yapay zekâ şirketlerinin telifli eserleri izinsiz şekilde kullanmasına karşı seslerini yükseltiyor. Aralarında Scarlett Johansson, Cate Blanchett, R.E.M. üyeleri ve Breaking Bad dizisinin yaratıcısı Vince Gilligan’ın da bulunduğu yaklaşık 800 sanatçı, teknoloji şirketlerine yönelik sert bir açık mektuba imza attı.
“Hırsızlık Yenilik Değildir (Stealing Isn’t Innovation)” başlığıyla yayımlanan açık mektupta, yapay zekâ şirketlerinin “eğitim” gerekçesiyle telif hakkıyla korunan eserleri izinsiz biçimde kullandığı vurgulanarak, bu yaklaşımın hem hukuka hem de etik ilkelere aykırı olduğu ifade edildi.
Açık mektup, Human Artistry Campaign öncülüğünde kamuoyuna sunuldu. Metinde, yaratıcı endüstrilerin yalnızca kültürel değil aynı zamanda ekonomik bir değer ürettiğine dikkat çekilirken, büyük teknoloji şirketlerinin bu değeri korumak yerine, eser sahiplerinden izin almadan veri topladığına işaret edildi.
Sanatçılar, yapay zekâ modellerinin metin, müzik, görsel ve video gibi devasa veri setleriyle eğitildiğini; bu verilerin önemli bir kısmının kitaplar, besteler, fotoğraflar ve sanat eserlerinden oluştuğunu belirtiyor. Bu içeriklerin büyük ölçüde telif sahiplerinin rızası olmadan sistemlere dahil edildiği vurgulanıyor.
ABD’de içerik üreticileri ve hak sahipleri tarafından açılan yaklaşık 60 telif davası halen devam ederken, Avrupa’da da benzer hukuki süreçler yürütülüyor. Şirketler bu uygulamaları “adil kullanım” kapsamında değerlendirse de, sanatçılar bunun açık bir izinsiz kopyalama ve hak ihlali olduğunu savunuyor.
Daha önce bazı davalarda çelişkili kararlar çıkmış olsa da, hukuki belirsizlik sürüyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin ticari kullanım alanlarının genişlemesi, telif hukukunda yeni ve net düzenlemelere duyulan ihtiyacı daha görünür hale getiriyor.
2024 yılında Scarlett Johansson’un, OpenAI’nin geliştirdiği bir yapay zekâ sesinin, Her filmindeki karakterine “çarpıcı biçimde benzediği” gerekçesiyle şirkete tepki göstermesi, tartışmaları yeni bir boyuta taşımıştı. Johansson’un hukuk ekibinin uyarısı sonrası OpenAI, “Sky” adlı sesi geçici olarak kullanımdan kaldırmıştı.
Bu gelişme, yalnızca eserlerin değil, ses, yorum ve performans haklarının da yapay zekâ çağında ciddi risk altında olduğunu ortaya koydu.
Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği MESAM, yapay zekâ çağında müzik ve eser sahiplerinin haklarının korunmasına yönelik insan merkezli bir yaklaşımı savunuyor. MESAM’ın yayımladığı Yapay Zekâ & Müzik Hakları Bildirgesi, lisans zorunluluğu, manevi hakların korunması ve şeffaflık ilkeleriyle uluslararası tartışmalarla paralel bir duruş ortaya koyuyor.
MESAM’a göre;
Yapay zekâ, insan yaratıcılığının yerine geçemez.
Eserler, sesler ve yorumlar izin alınmadan kullanılamaz.
Teknolojik gelişme, hak ihlaliyle meşrulaştırılamaz.
Küresel ölçekte yükselen sanatçı tepkileri, Türkiye’de de dijital telif politikalarının güncellenmesi ve yapay zekâ kullanımına ilişkin açık, bağlayıcı ve adil kuralların oluşturulması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.