Alo MESAM'dan arıyoruz! Nasılsınız Bertan Bey, sizi dinlemek isteriz?
1966-67 yıllarında TRT İstanbul Radyosu’nun yetişmiş saz sanatçıları almak için açtığı sınavda yer aldım. O günü hiç unutamam; gözlerim kararıyor, ellerim titriyor ve bayılacak gibi oluyordum. İmtihan heyetinde, radyo sanatçısı olan hocalarımdan Kanuni Hüsnü Anıl, Cüneyt Orhon, Kemani Necati Tokyay, Kemani Emin Ongan, Sadi Işılay ve Hakkı Derman gibi üstadlar vardı. Soğuk terler döktüğümü gören rahmetli Hakkı Derman Hocam, “Oğlum, ne oluyor sana? Her gece Maksim’de birlikte aynı sahnede saz icra ediyoruz, bu kadar panik yapma,” diyerek uyardı. Neyse ki biraz kendimi toparlayıp mülakatı ve saz icrasını başarıyla geçtim ve göreve başlamaya hak kazandım. 1966’dan 1998 yılına kadar bir fiil radyoda görev yaptım. Devrin o muhteşem sesleri ve sazlarıyla aynı stüdyolarda, gerek canlı gerek bant yayınlarına katıldım. Radyo demek okul demek, kültür demek, usta-çırak ilişkilerinin en güzel örnekleri demektir. Ne demişler, aşk olmazsa meşk olmaz.
En yaşlı MESAM üyelerinden biri olarak, başkanımız Sayın Recep Ergül’e, Özkan Canbolat’a ve yönetim kurulundaki tüm değerli dostlara MESAM’ı yeniden şahlandırdıkları için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum