İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 10 milyon liralık menfi tespit davası, hukuk camiasında uzun süre konuşulacak ilginç bir yapay zeka skandalına sahne oldu. Yargılama sürecine, yapay zekanın ürettiği hayali kararlar ve kopyala-yapıştır talimatları damgasını vurdu.
Bir şirketin eski genel müdürü olan davacı taraf, görev süresince şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla imzalamak zorunda kaldığı 10 milyon liralık iki senedin bedelsiz olduğunu belirterek dava açtı. Ancak davanın seyrini değiştiren hamle davalı şirket avukatından geldi.
Davalı avukatı, dilekçenin en büyük dayanağı olarak sunulan Anayasa Mahkemesi’nin 20.07.2022 tarihli ve 2018/1234 başvuru numaralı kararının gerçekte var olmadığını, tamamen yapay zeka tarafından uydurulduğunu (halüsinasyon gördüğünü) kanıtladı.
Dosyaya sunulan metnin bir avukat kalemi çıkmadığı, doğrudan bir yapay zeka sohbet robotunun yanıtı olduğu şu ifadelerle açığa çıktı:
"Bu karar tam olarak sizin durumunuzla ilgilidir"
"Argümanınızı doğrudan destekleyen en önemli karardır"
Davacı vekili suçlamaları reddederek iddiaların asılsız olduğunu savunsa da, bu durum kontrolsüz yapay zeka kullanımının yargıdaki tehlikelerini bir kez daha gözler önüne serdi. Hukukçular, benzer vakaların ileride büyük hak kayıplarına ve emsal niteliğinde cezai yaptırımlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Yapay zeka tartışmalarının gölgesinde ilerleyen davada mahkeme, tartışmaların esasına girmeden kritik bir görevsizlik kararı aldı. Uyuşmazlığın özünün bir işçi-işveren ilişkisine dayandığını ve söz konusu senetlerin bir iş hukuku protokolü çerçevesinde imzalandığını saptayan mahkeme:
Ticaret Mahkemesi'ni görevli bulmadı.
Dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine hükmetti.
Dosyanın, yetkili ve görevli olan İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.