Pazar, Haziran 14, 2026

Sazla yazılan tarih sözle yaşayan kültür! Gönül teline dokunanların günü “14 Haziran Aşıklar Bayramı” kutlu olsun!


Anadolu topraklarının ruhunu, acısını, neşesini ve yüzyıllık sırlarını taşıyan aşıklık geleneği her yıl 14 Haziran'da kutlanmaktadır. Sözün sazla harmanlandığı, duyguların kıtalara dökülerek ölümsüzleştiği aşıklık geleneği, sadece bir müzik türü değil, bu toprakların özbeöz yaşam biçimidir.

AŞIKLIK GELENEĞİ NEDİR? TOPLUMUN AYNASI OZANLAR KİMLERDİR?

Aşıklık geleğenin tarihi Orta Asya'ya kadar uzanan Anadolu’da İslamiyet ve tasavvufla harmanlanarak bugünkü halini alan devasa bir kültür deryasıdır. Aşıklar ise elinde sazı, dilinde sözüyle diyar diyar gezen, halkın derdiyle dertlenen, adalet gözeten ve topluma ayna tutan üstadlardır.

USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİYLE NESİLDEN NESİLE AKTARILDI

Bu gelenek, usta-çırak ilişkisiyle nesilden nesile aktarılır. Bir aşığın yetişmesi; rüyada bade içmekten, irticalen (doğaçlama) şiir söylemeye, muamma çözmekten, dudak arasına iğne koyarak yapılan "lebdeğmez" sanatı ile atışmaya kadar muazzam bir edebi disiplin gerektirir.

HAKSIZLIĞIN SESİ! HALKIN KALBİ OLDULAR

Türkiye’de aşıklık denince akla gelen, hafızalarımıza kazınmış o dev çınarlar, kültürel kimliğimizin mimarlarıdır.Karacaoğlan’ın sevdalı dizelerinden, Dadaloğlu’nun haksızlığa karşı yükselen o yiğit sesine, Erzurumlu Emrah’ın felsefi derinliğinden, Seyrani’nin toplumsal taşlamalarına kadar her bir ozan, döneminin birer gazetecisi, sosyoloğu ve tarihçisidir aslında. Onlar tarihi saray yazıcıları gibi değil, halkın kalbinden geçenleri sansürsüzce haykırarak yazdılar.

İNSANLIĞIN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASI

Yakın tarihimize damga vuran Aşık Veysel’in "Benim sadık yarim kara topraktır" derken fısıldadığı o derin insan ve doğa sevgisi ile Mahzuni Şerif’in toplumsal adaletsizliklere karşı sazını bir kalkan gibi kullanması, bu geleneğin sadece bir eğlence aracı değil, bir yaşam ve düşünce biçimi olduğunun en net kanıtıdır. Nitekim bu eşsiz yapı, UNESCO tarafından da fark edilmiş ve "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" listesindeki sarsılmaz yerini almıştır.


1931 YILI AŞIKLIK GELENEĞİ İÇİN  İLK BÜYÜK MEŞALE OLDU
Türk halk kültürünün ve sözlü tarihinin dönüm noktalarından biri olan, 1931 yılında Sivas’ta ilk kez düzenlenen "Aşıklar Bayramı"na ait o tarihi fotoğraf, aslına uygun bir restorasyon çalışmasıyla yeniden hayat buldu. Ahmet Kutsi Tecer’in gayretleriyle gerçekleştirilen ve başta büyük usta Aşık Veysel olmak üzere dönemin en önemli ozanlarını bir araya getiren bu tarihi buluşma, aşıklık geleneğinin tüm dünyaya duyurulmasında ilk büyük meşale olmuştu.

AŞIKLARIN ESERLERİ MESAM İLE GÜVENCE ALTINDA

MESAM olarak, yüzyıllardır süregelen aşıklık geleneğini ve halk ozanlarımızın eserlerini güvence altına almaktayız. Aşıklarımızın ürettiği, kulaktan kulağa yayılan ve bazen anonimleşme tehlikesi yaşayan bu nadide deyişler, türküler ve ağıtlar günümüzde MESAM tarafından titizlikle korunuyor.

İBB’DEN ANLAMLI AŞIKLAR BAYRAMI ETKİNLİĞİ

Bu anlamlı gün, yalnızca dillerde ve kalplerde kalmıyor; İstanbul’da muhteşem bir organizasyonla sahneye taşınıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı, aşıklık geleneğini yaşatmak ve gelecek nesillerle buluşturmak adına çok özel bir Aşıklar Bayramı etkinliğine imza atıyor.

Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelen usta aşıklar, İstanbul’un kalbinde, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda bir araya gelecek.

Etkinlik Detayları:

Tarih: 14 Haziran Pazar

Saat: 19.00

Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

Giriş: Ücretsiz