Müzik… Ne bir icat ne bir keşif. Belki de sadece insanın içinden dışarıya doğru akan ilk çağrıdır. Ateşin bulunmasından, yazının icadından çok daha önceydi melodinin doğuşu. Peki bu büyülü yolculuk nerede başladı? İlk notayı kim yazdı? Kim, ilk defa kalbiyle sesi birleştirdi? İşte bu soruların peşine düşüyoruz; mitolojinin derinliklerinden arkeolojinin suskun topraklarına kadar…
Tanrıların Fısıltısıyla
Başlayan Ezgiler
İlk müziğin doğuşu, hemen her uygarlıkta tanrılarla ilişkilidir. Müziğin insan eliyle değil, tanrısal bir armağan olarak yeryüzüne indiğine inanılır. Bu anlatılar, müziğin sıradan bir ses dizisi değil, kutsal bir iletişim dili olarak görüldüğünü açıkça gösterir.
Sümer mitolojisi, bilgelik tanrısı Enki’nin, yeğeni İnanna’ya medeniyetin tüm sırlarıyla birlikte “çalgıların yankısı” ve “şarkı söyleme sanatını” da verdiğini söyler. Lir ve davul gibi enstrümanlar bizzat küçük tanrılar sayılır, hatta kurbanlar sunulurdu.
Yunan mitolojisinde, bebek Hermes, ilk lir’i kaplumbağa kabuğundan icat eder ve Apollon’a armağan eder. Athena, çift kamışlı flütü bulur ama çalarken yüzü çirkinleştiği için onu terk eder. Flütü ormanda bulan Marsyas’ın hikâyesi, flüt sanatının trajik başlangıcına dönüşür. En güçlü örnek ise Orpheus’tur: Onun lirinden çıkan ezgiler taşları, ağaçları ve ölüleri bile harekete geçirir.
Hint mitolojisinde, Sarasvatî ve Şiva’nın ilahi müzikle ilişkisi vardır. Ancak en etkileyici anlatı, kutsal bilge Narada’ya aittir: Müziği cennetten indirip insanlara öğreten odur. Ritmin ve melodinin kaynağı sayılan Nāda Brahma (Evrenin sesi), müziğin sadece sanat değil, varoluşun bir ifadesi olduğunu gösterir.
Çin efsanelerinde, imparator Huangdi’nin müzisyeni Ling Lun’un bambu flütlerle doğanın seslerini taklit ederek ilk müzik skalasını oluşturduğu anlatılır. Anka kuşunun sesi, Çin müziğindeki beş temel sesin çıkış noktası sayılır.
Mısır mitolojisinde ise Hathor’un neşe, dans ve müziğin tanrıçası olduğu kabul edilir. Ay tanrısı Thoth, hem yazıyı hem müziği insanlara öğreten ilahi figürdür. Küçük tanrı Bes, evleri ve çocukları kötü ruhlardan korumak için müzik çalar.
Tarih Kayıtlarında İlk Ezgiler
Tanrısal anlatıların ardından tarihsel belgeler konuşmaya başlar. Müzik artık sadece mit değil, günlük yaşamın bir parçası olarak ortaya çıkar.
Mezopotamya:
Yazılı Müziğin Beşiği
M.Ö. 3. binyılda Sümer şehirlerinde arp, flüt, lir gibi çalgılar hem resmedilmiş hem de bulunmuştur. Dünyanın bilinen en eski müzik notasyonu da burada keşfedilmiştir: Hurri İlahisi No.6, Nikkal adlı tanrıçaya yazılmıştır. M.Ö. 1400 tarihli bu ilahi, dokuz telli bir lir için hazırlanmış nota talimatlarını içerir. Sümer gala rahipleri, dualarını özel lehçelerle ezgili şekilde sunar; müzik ibadetin ayrılmaz parçası hâline gelir.
Antik Mısır: Görselliğin Ezgisi
M.Ö. 2600’lere ait kabartmalarda arp çalan figürler görülür. Flüt ve sistrum (metal çıngırak) gibi enstrümanlar dini törenlerde kullanılır. Notasyon sistemleri yoktur; ancak mezar yazıtlarında şarkı sözleri ve müzisyen figürleri oldukça yaygındır. Müzik, hem tanrılara sunulur hem de firavun saraylarında eğlencenin ana unsurudur.
Antik Yunan:
Müziğin Matematiği
Pisagor’un oranlarla müziği açıklamasıyla teorik temeller atılır. Seikilos Ağıtı, tarihteki en eski tam notalı şarkıdır: “Yaşadığın sürece ışığı unutma...” Homeros destanları, kithara ya da lir eşliğinde söylenirdi. Antik tiyatrolarda müzikli korolar vazgeçilmezdi. Yunanistan, müziği felsefeyle buluşturdu; Platon’un dediği gibi: “Müziğin düzeni değişirse, devletin düzeni de değişir.”
Çin: Kosmosun Akordu
Çin’in Henan bölgesinde bulunan 7 delikli flütler M.Ö. 7000’e tarihleniyor. Jiahu flütleri, pentatonik dizileri gösterecek kadar akortlu yapılmış. Zeng Hou Yi’nin mezarından çıkarılan 65 çanlı orkestra ise M.Ö. 5. yüzyıla aittir. Konfüçyüs, müziği “erdemin sesi” olarak tanımlar.
Kim Bulduysa İyi Ki Buldu
Bugün melodilerden bir dijital çalma listesi oluşturmak kolay. Ancak geçmişte bir flüte ilk deliği açmak, bir hayvan derisine ilk ritmi vurmak, gökyüzünden duyulan ilk fısıltıyı sese dökmek... İşte asıl büyü burada gizli.
Müziğin mucidi belki bilinmiyor. Ama her kültürün ona sahip çıkması boşuna değil. Müzik; bir lisan değil, ilk lisan olabilir.
Kaynaklar:
Wikipedia, National Geographic, Ganino.com, Shakuhachi.com, Ancient.eu, ASORblog.org, akademik makaleler ve arkeolojik raporlar.